Türk dizileri

Emperyalist devletler, yaşayabilmek için başka devletleri sömürmek zorundadır. Bu işi yaparken kaynak olarak kullanılacak devletin olabildiğince küçük parçalara ayrılıp sömürülmesi yolu çok makbuldür.

Yugoslavya, Sovyetler Birliği, Irak, Çekoslovakya ve daha niceleri hep bu tezgah sonucu artık yok…

Peki bu milletlerin elleri armut mu topluyordu da emperyalist güçler emellerine rahatça ulaşabildi? Tabi ki hayır. Sadece uyuşturulmuşlardı.

Daya televizyonu, daya diziyi, daya yarışmayı… Taktik hep aynı…

Bir ara bizde de bir çok pembe dizi bu amaç için kullanıldı… Etkili olmadığını düşünebilirsiniz ama elimizden alınan şeylerin yavaş yavaş farkına varmaya başlayacağız. (Tabi önce gaflet uykusundan uyanmamız lazım…)

Tabi bu pembe diziler sadece bizde değil bize yakın kültürlerde de kullanılmak istendi. Ancak, pembe dizilerde bir sıkıntı vardı. Müslüman milletler üzerinde etkisini beklenen hızda göstermiyordu. Çünkü bizim kültürümüzden çıkmıyorlar, bizim örf, adet ve anenelerimize ters düşüyorlardı.

Aradan uzun bir süre geçti… Sonra nasıl olduysa birden ülkemizde dizi sektörü patladı. Her kanalda günde 3-5 dizi yayınlanır hale geldi. Yabancı pembe dizilere alternatif yaratılmıştı. Daha sonra bu diziler komşu Arap ülkeler ve Türki cumhuriyetlerde gösterlimeye başlandı. Hatta kardeş ülke Azerbeycan’da Türkçe değil dublajlı olarak izletilmesi konusu bile tartışıldı.

Herkes dizilerdeki karakterleri yaşamaya, onların dertlerini dert bilmeye, çalışma saatlerinde bile olayları irdeleyip tartışmaya başlamıştı… Cebindeki para gizlice alınıyormuş… Koy götüne, rahvan gitsin… Kimin umurunda. “Ferhunde .r..p.s. Şevket’i aldatıyormuş, yazık Şevket harcanıyormuş. İstese Sedef verirmiş ama treni kaçırmış… Ama Ferhunde’nin foyası ortaya çıkınca tekrar bi şans olabilirmiş…” Kardeşim sen bunların tartışırken ayağındaki donu bile satıyor birileri… Mutfağındaki un başka taraflara akıtılıyor… Haberin yok…

Senin neyden haberin var… Hükümetin yaptığı yakacak yardımından, yiyecek yardımından… Ne iyi hükümet değil mi?

Bence artık uyanmanın vakti geldi… Silkelenin ve kendinize gelin. Hepimizin içinde olduğu bu durumunda tek sorumlusu AKP ve politikalarıdır… Yaşadığınız hayatın boktanlığından AKP sorumludur. Yine bizden topladıkları paralarla yaptıkları yardımlara kanmayın… 5 alıp 1 verenlere aldanmayın…

En başta saydığım ülkelerin arasında bizlerin de isimlerinin sayılmaması için TV izlemekten daha faydalı şeyler yapmaya başlamamız lazım… En azından zamanınızı öldürmeyin. Haber, tartışma programı izleyelim…

Hiçbir şey yapamıyorsak bile kapatalım televizyonu, sevdiklerimizle vakit geçirelim, sohbet edelim…

Kesinlikle “Yaşadığımızın farkına varacağız…”