Posts Tagged ‘Para’

Bir foto binlerce kelimeye bedel

December 1st, 2017

Bu neyin sevinci beyler?

Warren Buffet’tan hayat dersi

December 17th, 2014

Warren Buffet der ki;

Gelir üzerine:
Asla tek bir gelir kaynağın olmasın. İkinci bir kaynak için yatırım yap.

Harcama üzerine:
Eğer ihtiyacın olmayan şeyleri satın alırsan, bir gün ihtyiacın olanları satmak zorunda kalırsın.

Tasarruf üzerine:
Harcamalarından kalanı tasarruf etme, tasarruflarından kalanı harca.

Risk üzerine:
Bir nehrin derinliğini iki ayağınla birlikte ölçme.

Yatırım üzerine:
Bütün yumurtaları tek sepete koyma.

Beklentiler üzerine:
Dürüstlük pahalı bir hediyedir, bunu ucuz insanlardan bekleme.

Darphane

February 5th, 2010

Para koleksiyonu ile ilgilendiğim için ülkemiz tedavül madeni paralarını takip edip edinmek için darphane sitesi takip ediyorum. Bugün uzun süredir girmemiş olduğumu hatırladım ve çok şaşırdım. İnanılmaz kötü olan site kabuk değiştirmiş ve kullanılabilir hale gelmişti. Elinize sağlık. Ama hala online mağaza olmaması büyük eksiklik. Bir de yeri değil ama yazayım. Eskiden günlük para bastırabiliyorduk. Niye bitirdiniz ki bu hizmeti? Kötü oldu.

image

http://www.darphane.gov.tr/tr/

Upload DMA ve Selman GUNEY

November 20th, 2009

Severek basladigim sobee firmasinin icanfootball projesinden is verenim olan yuklenici firma Upload DMA kaynakli problemler yuzunden ayrildigimdan onceki yazimda bahsetmistim. Normal sartlarda boyle bir yaziyi gunluk siteme yazmazdim ama yapilan ayiplari ortaya sermek gerektigini dusunerek bu yaziyi yayinlayacagim. Belki baska emekci arkadaslarimizi boyle patronlarin serrinden koruyabilirim.

Upload DMA (Digital Media Agency), ticari unvani ile "UPLD Reklam Organizasyon Bilişim ve Ticaret Ltd. Şti". Bildigim kadariyla Selman GUNEY ve Tuncay BUYUKOGLU ortakligindaki bir sirket. 121 Metre, Electric-agency ile organik baglari mevcut. Buralardan da is alarak calismalarini surduruyorlar.

Firma SSK primlerimi eksik yatirdigi icin is akdimi hakli nedenlerle feshettim. Firma patronlarindan Selman GUNEY ile bu durumu medeni sekilde konusup yollarimizi ayirdik ama is kalan maas alacagini almaya gelince zaten odeme guclugu yasayan firma patronu eposta ve telefonlarima hic bir sekilde cevap vermeyerek acmaya calistigim tum anlasma yollarini reddetti. Ben de bunun uzerine kanuni haklarima dayanarak yasal sureci isletmeye basladim.

Firmanin tum musteri ve calisanlarina duyurulur.

Ek : İhtarname İş akdi feshi Upload DMA

Link: http://uploaddma.com/

İŞ KANUNU Kanun No : 4857

October 21st, 2009

emek harcayan insanlar olarak tabi olduğumuz iş kanununu okumak ve bilgi sahibi olmak size iş hayatında avantaj sağlayabilir.

» Read more: İŞ KANUNU Kanun No : 4857

KAHVE

August 11th, 2009

Kariyer yolunda ilerleyen bir grup yeni mezun, eski üniversitelerindeki profesörlerini ziyaret için bir araya gelirler.

Sohbet, sonunda işin ve hayatın stresinden şikâyetleşmeye döner.

Misafirlerine kahve ikram etmek isteyen profesör mutfağa gider ve yanında büyük bir termos içinde kahve ve porselen, plastik, cam, kristal olmak üzere değişik tarzda ve ucuz görünenden, pahalı ve hatta çok özel olanlarına kadar değişik kahve bardakları ile gelir.

Herkes bir bardak secince, profesör şöyle söyler : ‘Fark ettiyseniz, tüm pahalı görünen bardaklar alındı ve geriye ucuz görünümlü, sade bardaklar kaldı. Kendiniz için en iyi olanı istemeniz normal olsa da, bu sizin stresinizin ve problemlerinizin kaynağı aslında. Emin olun ki, bardağın kendisi kahvenin kalitesine hiç bir şey katmaz. Çoğu zaman, sadece daha pahalıdır ve hatta bazı durumlarda da içtiğimizi saklar. Hepinizin aslında istediği kahveydi, bardak değil, ama bilinçli olarak en iyi bardaklara yöneldiniz ve sonra birbirinizin bardağına bakmaya başladınız.

Sunu bir düşünün: Hayat kahvedir. Is, para ve toplumdaki konumunuz da bardaklar. Onlar hayati tutmak için sadece araçlardır ve seçtiğimiz bardak yasadığımız hayatin kalitesini belirlemediği gibi değiştirmez de. Bazen sadece bardağa odaklanarak Tanrının sunduğu kahvenin tadını çıkarmayı unuturuz. Kahvenizin tadına varın! En mutlu insanlar her şeyin en iyisine sahip değildirler.

Sadece her şeyin en iyi şekilde tadını çıkartırlar.

Not: Hikaye için Uğur AKKAYA arkadaşıma teşekkür ederim.

Ekonomi tıkırında

May 18th, 2009

Mevsim yaz, aylardan Ağustos ayı…

Riviera kıyısında küçük bir kasaba, yaz sezonu, ancak yağmur yağıyor, yani kasaba bomboş.
Herkesin borcu var ve kredi ile yaşıyorlar.

Şans eseri bir otele zengin bir Rus geliyor ve resepsiyona 100 $ bırakıp, odaya bakmaya çıkıyor.
Otel sahibi parayı hemen alıp, et marketine olan borcunu ödüyor.

Market sahibi 100$ kaparak, hemen toptancıya olan borcunu vermeye gidiyor.

Toptancı büyük bir sevinçle parayı alıp, kriz nedeniyle kredili hizmet veren son defa birlikte olduğu
fahişeye götürüyor.
Fahişe parayı alıp aynı otele giderek oraya olan borcunu ödüyor….

Ve o anda Rus müşteri odadan geri dönüyor ve odayı beğenmediğini söyleyip 100$ parasını alarak kasabayı
terk ediyor.
Rus müşterinin bu ziyaretinden somut olarak hiç para kazanan olmuyor, ancak

TÜM KASABA BORÇLARINDAN KURTULUYOR VE GELECEĞE ÜMİTLE BAKIYOR!!!

Gönderen Erhan Gocuklu arkadaşıma teşekkür ederim…

IMF

April 14th, 2009

Çobanın biri dere kenarında koyunlarını otlatıyormuş. Tam o anda, yanına bir Cherokee Jeep yanaşmış. Brioni gömlek, Prada ayakkabılar giyen, Ray-Ban gözlüklü ve Stefano Ricci kravatlı bir sürücü, aşağıya inip, çobana sormuş.

— Kaç tane koyunun olduğunu bilirsem, bana onlardan bir tanesini verir misin?

Çoban, bir adama bir de koyunlarına bakmış; “Tamam” diye cevap vermiş.

Genç adam arabasını park etmiş. Telefonunu bilgisayarına bağlayıp, bir NASA sitesine girmiş, GPS’ini kullanarak yeri taramış, bir database ve logaritma ile doldurulmuş 60 excel tablosunu açmış ve 150 sayfalık bir rapor basmış. Ardından, çobana dönerek;

“Tam 983 adet koyunun var” demiş.

Çoban da “Doğru” diye cevap vermiş, “Koyununu alabilirsin”. Genç adam koyunu almış ve jeep’inin arkasına koymuş. Bu kez çoban genç adama dönüp;

“Peki… Senin nerede ve ne iş yaptığını bilirsem, koyunumu geri verir misin?” diye sormuş. Adam da “Evet neden olmasın” diye yanıtlamış. Bunun üzerine çoban;

“Sen IMF’de uzmansın” demiş.

Adam hayretle sormuş; “Nasıl oldu da bildin?” Çoban “Çok basit” diye cevap vermiş. “Buraya çağrılmadan geldin, bu bir. İkincisi benim bildiğim bir şeyi bana söylemek için benden bir koyunumu istedin. Üçüncüsüne gelince, yaptığın hiçbir şeyden anlamıyorsun çünkü köpeğimi aldın!”

İktisat üçe ayrılır…

October 17th, 2008

Sadrettin Kuşoğlu’ndanmış, paylaşan arkadaşım Erhan Gocuklu’ya teşekkür ederim.

Ekonomi hocamız yılın ilk dersine şöyle başlamıştı:

- Öğrencilerim, birazdan size on dakika içinde ilk iktisat dersini vereceğim. Bu on dakika yeterli olacak. Geri kalan zamanda yani bütün bir yıl boyunca, ‘zenginlerin yazdırdığı’ müfredatı okuyacağız.

Dedi ve devam etti:

- Arkadaşlarım. İktisat üçe ayrılır: Ticaret, siyaset, savaş.

1- Bir milyon dolara kadar para kazanmak isteyenler ticaret..

2- Bir milyar dolara kadar para kazanmak isteyenler siyaset…

3- Daha çok kazanmak isteyenlerse savaş yaparlar!..