Archive for September, 2008

Geldi…

September 16th, 2008

Uzun süredir, dört gözle beklediğimiz biricik bebeğimiz sonunda geldi…

Kızımız Melis, 16 Eylül 2008 Saat 9:50 de aramıza katıldı. Bebeğimiz 2660 gr ve 49 cm boyunda sezeryan ile doğdu.

Doğum öncesinde ve sonrasında bizlere yardımcı olan doktorları Neslihan PAKKAL, Özlem GÜZELLBEYOĞLU ve tüm Central Hospital Kadın Doğum Servisi çalışanlarına teşekkür ederiz.

http://melis.bayram.name sitesi üzerinden Melis ile ilgili son haber ve fotoğraflara ulaşabileceksiniz…

Sağlıklı ve mutlu bir yaşamı olsun inşallah… hoşgeldin. iyi ki geldin…

Durum bundan daha iyi anlatılamaz ki…

September 14th, 2008

Sürpriz

September 14th, 2008

Hamilelik sürecinin sonuna yaklaştıkça rutin doktor ziyaretlerimizde sıklaşmaya başlamıştı. Başlarda ayda bir olan ziyaretler üç, iki derken haftada bire inmiş ve her hafta sonu doktoru ziyaret eder olmuştuk… Son ayımızda her ziyarette doktordan doğumla ilgili birşeyler duymayı beklemiş ama her seferinde “haftaya görüşelim” yanıtını almıştık… Bu cevabı o kadar kanıksamışız ki bu hafta da aynısının duyacağımızı bekliyorduk…

Ama öyle olmadı… Doktor yaptığı muayene sonucunda “vaktin yaklaştığını ama bebeğin uygun pozisyona gelmediğini” söylerek “bu hafta içinde doğumu planlayalım” dedi… Doktorun tavsiyesi ile doğumu 16 Eylül 2008 Saat 9:00 a planladık…

Dualarınızı bizden eksik etmeyiniz…

Deniz Feneri komedyası

September 10th, 2008

Ortalık çok fena karıştı, Cem Yılmaz’ın gora da Erşan Kuneri karakteri ile söylediği gibi “olay köşkte geçiyor; ahçı uşağa, uşak bahçıvana, bahçıvan şoföre, şoför uşağa, sonra hepsi uşağa” Herkes birbirine girdi. Ben bu olayda tek gördüğüm AKP’ nin köşeye sıkıştığı ve bu sıkışmışlıkla saçma açıklamalar yapmaya ve yaptırtmaya başladığı…

İlk olay, sanıklardan biri “diğerine, başbakana verilmek üzere parayı teslim ettiğini” söylüyor. Sonra diğeride bunu doğrulayarak “Parayı başbakan a teslim ettim” diyor. Ardından dün ağız değiştirip “Ben başbakana para teslim etmedim, kayıtlara geçsin!” diyor. Hehe… “Parayı aldın yani, köftehor!” diyorum içimden…

İkinci olay, Deniz Feneri dernek başkanı çıkıyor lojistik merkezinde basın toplantısı yapıyor. Açıklamalarında “bizim almanya da ki dernekle ilgimiz yoktur!” diyor. Sonra bu söylediğini kendi kendini yalanlayarak “Almanyadaki derneğe dava açıldığında derneğimiz üç ay süren denetlemeye alınmıştır ve almanya deniz feneri derneği ve kanal 7 televizyonu ile ilişkilerimiz bir usülsüzlük bulunmadığı sonucuna varmıştır” diyor… Yani hem ilişkin yok hem de olmayan ilişkide herşey usülüne uygun…

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu…

Leyleği havada gördük

September 2nd, 2008

İnanır mısınız, koca yaz boyunca bir tane bile leylek görmemişim…

Bunun farkına boğazda havada dönen kuşların aslında martı değil leylek olduğunu anladığımda vardım…

Her sene bu zamanlarda ülkemizin bir çok yerinde görülebilen muazzam bir olaydı…

Nasıl bilinmez ama bir şekilde belirli noktalarda toplanıp güneye olan göçlerine başlıyorlar… Önce dakikalarca havada daireler çiziyor, sonra da sanki yoklama tamamlanmış gibi dönen daireden koparak tek bir yöne doğru uçuyorlardı… Allah’tan fotoğraf makinemiz yanımızdaydı da bu muhteşem görüntüyü fotoğraflayabildik…

Hayvanlar gerçekten mükemmel zamanlamayla sıcak yerlere uçmuşlar. Göçün gecesi ciddi bir yağmur yağışı oldu ve artık geceleri hava gerçekten soğuk olmaya başladı…

Dedim ya. Bu yaz ilk defa leylek gördük. Hem havada gördük… Hem de binlercesini gördük…

Bu yakında çıkabileceğimiz uzun bir yolculuğun habercisi midir???

Bilinmez…