Elektronik Posta Gönderme ahlakı

Bu sayfaya muhtemelen eposta gönderme ahlakına uymadığınız için geldiniz… Elbette bu ahlaka uymamanız kasıtlı değildir. Ama konu sandığınızdan daha önemli.

biz en iyisi buna “BİLGİSİZLİK” diyelim ve bu yazıyı okuduktan sonra e-posta gönderirken daha dikkatli davranacağınızı kabul edelim.

Bu yüzden lütfen aşağıdaki yazıyı tamamen okuyarak eksik bildiğiniz noktaları öğreniniz… Bilmeyenleri bu yazıyı okumaya yöneltiniz. (Tabi bunu yaparken de e-posta ahlakına uyarak hareket ediniz.)

Unutmayın, e-posta adresiniz sizin özelinizdir. Tanıdığınız bir kişinin dikkatsizliği yüzünden, tanımadığınız kişiler tarafından ele geçirilip farklı amaçlar için kullanılmasını önlemek için tanıdıklarınızı bilgilendirin…

Günümüzde o ya da bu şekilde; Internet hayatımızın bir parçası haline gelmiş durumda. Nasıl günlük hayatımızda kedimizin ya da başkalarının zarar görmemesi için önlemler alıyor, dikkatli davranıyorsak hayatımızın bir parçası olan Internet üzerinde de her adımınızı bilerek ve düşünerek atmamız
bizim faydamıza olacağı kadar başkalarınında faydasına olacaktır.

Yeni bir e-posta gönderirken ya da size gönderilmiş bir e-postayı başkasına gönderirken şu konulara LÜTFEN dikkat edin:

  1. Birden fazla kişiye e-posta gönderme: Çok kişiye e-posta gönderecekseniz mutlaka e-posta adreslerini BCC bölümüne ekleyerek alıcılar tarafından okunmasını engelleyin.
  2. Birden fazla kişiye gönderilmiş e-postayı iletme: Eğer bir tanıdığınız birden fazla kişiye e-posta gönderirken alıcı adreslerini BCC alanına eklemeyi unutmuş ise siz bu hatayı tekrarlamayın. E-postayı iletirken e-posta gövdesinde kalacak tüm adres bilgilerini be gerekisiz metinleri silin. E-postayı birden fazla kişiye iletecekseniz alıcı adreslerini BCC bölümüne eklemeyi unutmayın.
  3. E-posta gönderenin kimliğini koruyun: Size gelen bir e-postayı başka birine yönlendirirken gönderen kişiye ait iletişim bilgisini e-postadan silin. Gereksiz ve fazla metinleri temizlemeyi unutmayın.
  4. Konuyu boş ya da anlamsız bırakmayın: Konu bölümünün mutlaka anlaşılır bir metin içermesine dikkat edin. Okuyan insanlara e-postanızı açmadan fikir sahibi olması olanağını tanıyın.
  5. Dosya ekleri: İlgili dosyları eklediğinizden, yanlış ya da eksik dosya göndermediğinizden emin olun. Gönder tuşuna basmadan önce 3 defa kontrol edin… Gönder dedikten sonra dönüşünüz olmayacak 🙂

ALICI E-POSTA ADRES ALANLARI

E-Posta göndermenize yardımcı uygulamalarda, sitelerde dikkatiniz çektiyse e-posta adreslerini yazmak için farklı alanlar tanımlanmıştır. Bu alanlar epostanın gönderildiği eposta adreslerinin karşı tarafta görüntülenme seçeneklerini ayarlamak için tanımlanmıştır.

  1. To (Kime): Bu bölüme e-postanın muhataplarına ait adresler eklenmelidir. Buraya eklenen adresler e-posta alıcıları tarafından görüntülenebilir. Bu nedenle hoşunuza giden bir epostayı arkadaşlarınıza gönderirken tüm adresleri bu alana eklemek doğru değildir. Bu alana eklenen adresler alıcılar tarafından okunabildiği için alıcı arkadaşınız tarafından masum bir şekilde e-postayı üçüncü şahıslara iletirken adresleri silmemesi durumunda adreslerin e-posta gövdesinde kalmasına ve tanımadığınız kişiler tarafından ele geçirilmesine neden olabilecektir.
  2. CC (Karbon Kopya): Konu ile doğrudan ilgisi olmayan, ama bilgilendirilmesi gereken kişilerin adreslerini bu alana ekleyin. Böylece e-posta bu kişilere de iletilecektir. Bu alana eklenen adresler tüm alıcılar tarafından görülebilir.
  3. BCC (Kör Karbon Kopya): Konu ile doğrudan ilgisi olmayan, ama bilgilendirilmesi gereken kişilerin adreslerini bu alana ekleyin. Böylece e-posta bu kişilere de iletilecektir. Bu alana eklenen adresler hiçbir alıcı tarafından görülemezler.

INTERNET E-POSTA ADRESİ TOPLAMA YÖNTEMİ – Zincir Posta

Tamamen uydurma ama ilgi çekici bir konu belirlenir. Mümkünse insanlarını vicdanlarına ya da dini duygularına hitap etmelidir. “Zor durumunda olan birine yardım”, “Bu duayı göndermezsen kötü şans peşini bırakmayacak” gibi e-postalar tamamen bu amaçla kötü niyetli kişiler taafından internete yayılırlar.

İyi niyetli saf alıcılar ise e-postaya inanarak kaç kişi tanıyorlarsa bu epostayı yukarıda anlatılan kurallara uymadan hepsinin adresini okunabilir şekilde TO, CC gibi e-posta adres alanlarına ekleyerek toplu gönderim yapar. Yani siz 10 kişiye gönderirsiniz, 10 kişi 10’ar kişiye gönderir… Zincirleme şekilde e-posta milyonlarca kişiye gider… Dikkatsiz kişilerin adresleri okunabilir olarak göndermesi adreslerin kötü niyetli kişilerin eline geçmesine neden olur.

Bu yüzden e-postaya inansanızda lütfen arkadaşlarınızın adrelerini koruyun ve toplu e-posta gönderirken adresleri BCC alanına ekleyin…

LÜTFEN…

Türk dizileri

Emperyalist devletler, yaşayabilmek için başka devletleri sömürmek zorundadır. Bu işi yaparken kaynak olarak kullanılacak devletin olabildiğince küçük parçalara ayrılıp sömürülmesi yolu çok makbuldür.

Yugoslavya, Sovyetler Birliği, Irak, Çekoslovakya ve daha niceleri hep bu tezgah sonucu artık yok…

Peki bu milletlerin elleri armut mu topluyordu da emperyalist güçler emellerine rahatça ulaşabildi? Tabi ki hayır. Sadece uyuşturulmuşlardı.

Daya televizyonu, daya diziyi, daya yarışmayı… Taktik hep aynı…

Bir ara bizde de bir çok pembe dizi bu amaç için kullanıldı… Etkili olmadığını düşünebilirsiniz ama elimizden alınan şeylerin yavaş yavaş farkına varmaya başlayacağız. (Tabi önce gaflet uykusundan uyanmamız lazım…)

Tabi bu pembe diziler sadece bizde değil bize yakın kültürlerde de kullanılmak istendi. Ancak, pembe dizilerde bir sıkıntı vardı. Müslüman milletler üzerinde etkisini beklenen hızda göstermiyordu. Çünkü bizim kültürümüzden çıkmıyorlar, bizim örf, adet ve anenelerimize ters düşüyorlardı.

Aradan uzun bir süre geçti… Sonra nasıl olduysa birden ülkemizde dizi sektörü patladı. Her kanalda günde 3-5 dizi yayınlanır hale geldi. Yabancı pembe dizilere alternatif yaratılmıştı. Daha sonra bu diziler komşu Arap ülkeler ve Türki cumhuriyetlerde gösterlimeye başlandı. Hatta kardeş ülke Azerbeycan’da Türkçe değil dublajlı olarak izletilmesi konusu bile tartışıldı.

Herkes dizilerdeki karakterleri yaşamaya, onların dertlerini dert bilmeye, çalışma saatlerinde bile olayları irdeleyip tartışmaya başlamıştı… Cebindeki para gizlice alınıyormuş… Koy götüne, rahvan gitsin… Kimin umurunda. “Ferhunde .r..p.s. Şevket’i aldatıyormuş, yazık Şevket harcanıyormuş. İstese Sedef verirmiş ama treni kaçırmış… Ama Ferhunde’nin foyası ortaya çıkınca tekrar bi şans olabilirmiş…” Kardeşim sen bunların tartışırken ayağındaki donu bile satıyor birileri… Mutfağındaki un başka taraflara akıtılıyor… Haberin yok…

Senin neyden haberin var… Hükümetin yaptığı yakacak yardımından, yiyecek yardımından… Ne iyi hükümet değil mi?

Bence artık uyanmanın vakti geldi… Silkelenin ve kendinize gelin. Hepimizin içinde olduğu bu durumunda tek sorumlusu AKP ve politikalarıdır… Yaşadığınız hayatın boktanlığından AKP sorumludur. Yine bizden topladıkları paralarla yaptıkları yardımlara kanmayın… 5 alıp 1 verenlere aldanmayın…

En başta saydığım ülkelerin arasında bizlerin de isimlerinin sayılmaması için TV izlemekten daha faydalı şeyler yapmaya başlamamız lazım… En azından zamanınızı öldürmeyin. Haber, tartışma programı izleyelim…

Hiçbir şey yapamıyorsak bile kapatalım televizyonu, sevdiklerimizle vakit geçirelim, sohbet edelim…

Kesinlikle “Yaşadığımızın farkına varacağız…”