Archive for August, 2009

Kolordu durağı

August 31st, 2009

Bu sabah yine kolordu durağında inmek üzere harekete geçtim. Bu sefer konu otobüs bir özel halk otobüsü idi. Enteresan şekilde durakta durdu. Bu sefer de durak yerinde yoktu :)

İETT durumun farkına vararak durağın yerini değiştirecek sanırım. Yolun karşısındaki kolordu durağına yakın bir yere koyarlarsa Arı 1 Teknokente gelenler için de büyük kolaylık olur. Bakalım İETT durağa uygun bir yer mi bulacak yoksa tamamen mi kaldıracak?

Bostancı Gezintisi

August 31st, 2009

Kolordu Durağı Beşiktaş

August 27th, 2009

Müşterimizin ofisi Maslakta. Arı 1 teknokentte. Buraya İETT ile gitmek için İTÜ rektörlük durağında inip geri yürüyebilirsiniz. Ya da benim yapmaya çalıştığım gibi “Kolordu” durağında inmeye çalışabilirsiniz.

Tabi bu denemelerin sonucunda %90 oranında otobüslerin bu durakta durmayı tercih etmediklerini göreceksiniz. Bunun nedeni durağı hemen geçtikten sonra bulunan ayazağa yol ayrımı. Trafikte tehlike yaratarak otobüslerin cebe girip çıkmaya üşendikleri bir durak konumunda.

Ama İETT sitesine baktığımızda maşallah bütün otobüsler bu durakta duruyor.

25A-RUMELİ KAVAĞI – 4.LEVENT METRO
25T-SARIYER – TAKSİM
29-PINAR MAHALLESİ – 4.LEVENT METRO
29A-DERBENT MAHALLESİ- BEŞİKTAŞ
29B-REŞİTPAŞA-4.LEVENT METRO
29C-TARABYAÜSTÜ – KABATAŞ
29D-FERAHEVLER – KABATAŞ
29F-FERAHEVLER-4.LEVENT METRO
29GM-MASLAK GAZETECİLER SİTESİ-4.LEVENT METRO
29P-POLİGON MAHALLESİ-4.LEVENT METRO
29T-TARABYAÜSTÜ-4.LEVENT METRO
29Ş-İSTİNYE DEREİÇİ – ŞİŞLİ
325YK1-DERBENT-YENİKAPI
325YK2-DERBENT-YENİKAPI
40B-SARIYER-BEŞİKTAŞ
41-SARIYER-4.LEVENT METRO
41AT-AYAZAĞAKÖYÜ – DAVUTPAŞA
41E-AYAZAĞAKÖYÜ – KABATAŞ
42-BAHÇEKÖY-4.LEVENT METRO
42M-BAHÇEKÖY-4.LEVENT METRO
59RS-RUMELİHİSARÜSTÜ-SARIYER
EL1-EMİRGAN – 4.LEVEND METRO
41SM-AYAZAĞA GARAJI-4.LEVENT METRO
EL2-EMİRGAN – 4.LEVEND METRO

Bence İETT ya bu durakta duracak otobüsler listesini trafik koşullarına göre güncellemeli (mesela sadece ayazağaya giden otobüsler durur gibi.) ya da burası yukarıdaki listede yer alan otobüslerin geçtiği bir durak ise o otobüslerin bu durakta durmasını sağlamalıdır.

Lunapark

August 26th, 2009

Dün gece ilk kez kızımızı lunaparka götürdük. Ağzı açık şekilde yanıp sönen ışıklarıyla dönen oyuncakları seyrederken gözlerindeki mutluluk görülmeye değerdi.

Hele balonları fark edip çıldırdığı an unutulamaz. Boyundan büyük “Patrick Star” uçan balonunu eline aldığında ise ipinden asılırak aşağıya çekti ve kolunu yakalayarak kaşınan dişlerini kaşımaya koyuldu. Ardından atlı karıcaya bindi. İndiğinde ise tekrar binmek isteyişi bizi çok güldürdü.

Rengini beğendiğinden olsa gerek elinde annesinin verdiği dondurma olmasına rağmen benim çilekli imajı veren dondurmama göz dikti.

Gecenin sonunda ise Bostancı Lunapark girişinde bulunan dövmecinin cici yavru köpeği ile yakınlaşmaya çalıştı.

Tabi bu kadar aksiyonun ardından eve sokabilmek oldukça güç oldu.

Yeğenim

August 25th, 2009

Maşallah, küçük Efe’miz bugün aramıza katıldı. Allah ona sağlıklı uzun bir ömür nasip etsin.

Yeniden 2 (Yeni Cherry)

August 25th, 2009
Yeniçeri

Yeniçeri

Evet, sonunda Babacım yine dışarıda. Gösterdiği hızlı iyileşme sonucu doktorları bu sabah taburcu etti. Hastaneden çıkartarak Amcamların Tuzla’daki evine getirdik. Burada bir bakım görecek.

Bu cuma dikişleri alınacak, bir buçuk ay sonra da kontrole gelecek.

Bu süreç içinde dikkat etmesi gereken 4 şey var.
1- Ameliyat yerini temiz tutacak ve herhangibir açılma olması durumunda derhal hastaneye gelecek.
2-Göğüs kafesinin tekrar kaynaya bilmesi için kollarını sürekli önde bağlayarak duracak ve asla göğüs kafesini gemeyecek.
3-Yüksek ateşten kaçınacak.
4-Tansiyondan kaçınacak.

Yeniden

August 21st, 2009

img076Başarılı geçen operasyonun ardından yoğum bakım süreci de başarıyla atlatıldı.

Gerçekten çok büyük direnç ve güç gösteren Babacım tekrar bizimle konuşuyor…

By-pass 2

August 19th, 2009

Babam 2,5 saatlik operasyondan kazasız belasız çıktı. 3 damarına by pass yapıldı. Damarların 2si bacaktan 1i göğüsten alındı.

Şu an yoğun bakımda yarın saat 14 civarında kendine gelmesi bekleniyor.

Operasyonu gerçekleştiren doktorlara ve yardımcılarına teşekkür ederim.

By-pass

August 18th, 2009

Haftaya iyi haberler ile başlayamadık ne yazıkki.
Amcamlarda bulunan Babam, yürüş yaparken rahatsızlanmış. Pazartesi yapılan tetkiklerde kalp damarların biri tamamen, diğerlerinin ise %90 tıkalı olduğu anlaşıldı.

Çarşamba sabahı yapılacak by-pass operasyonu ile tıkalı damarları değiştirmeye çalışacaklar.

Şu an Tuzla’da GİSBİR hastanesinde 4402 numaralı odada yatmakta.

Edit: 4416 ya aldılar

Babam’a Allah’tan acil şifa diliyorum. İnşallah bu durumu atlatacak.

KAHVE

August 11th, 2009

Kariyer yolunda ilerleyen bir grup yeni mezun, eski üniversitelerindeki profesörlerini ziyaret için bir araya gelirler.

Sohbet, sonunda işin ve hayatın stresinden şikâyetleşmeye döner.

Misafirlerine kahve ikram etmek isteyen profesör mutfağa gider ve yanında büyük bir termos içinde kahve ve porselen, plastik, cam, kristal olmak üzere değişik tarzda ve ucuz görünenden, pahalı ve hatta çok özel olanlarına kadar değişik kahve bardakları ile gelir.

Herkes bir bardak secince, profesör şöyle söyler : ‘Fark ettiyseniz, tüm pahalı görünen bardaklar alındı ve geriye ucuz görünümlü, sade bardaklar kaldı. Kendiniz için en iyi olanı istemeniz normal olsa da, bu sizin stresinizin ve problemlerinizin kaynağı aslında. Emin olun ki, bardağın kendisi kahvenin kalitesine hiç bir şey katmaz. Çoğu zaman, sadece daha pahalıdır ve hatta bazı durumlarda da içtiğimizi saklar. Hepinizin aslında istediği kahveydi, bardak değil, ama bilinçli olarak en iyi bardaklara yöneldiniz ve sonra birbirinizin bardağına bakmaya başladınız.

Sunu bir düşünün: Hayat kahvedir. Is, para ve toplumdaki konumunuz da bardaklar. Onlar hayati tutmak için sadece araçlardır ve seçtiğimiz bardak yasadığımız hayatin kalitesini belirlemediği gibi değiştirmez de. Bazen sadece bardağa odaklanarak Tanrının sunduğu kahvenin tadını çıkarmayı unuturuz. Kahvenizin tadına varın! En mutlu insanlar her şeyin en iyisine sahip değildirler.

Sadece her şeyin en iyi şekilde tadını çıkartırlar.

Not: Hikaye için Uğur AKKAYA arkadaşıma teşekkür ederim.