Archive for the ‘TC’ category

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu

January 29th, 2010

Bugün anlamını merak ettiğim bir kelime için TDK sitesine girip “Güncel Türkçe Sözlük”te arama yapmak istedim. Ana sayfada bazı logolar dikkatimi çekti. Logolar bazı sitelere linklenmişti. Sitelerin bir kısmı Atatürk ile ilgiliydi.  Merak edip tek tek tıkladım. 

Bir süre sonra aslında bütün sitelerin tek bir yapılanmanın parçası olduğunu anladım. Bu yapı eskiden beri varmıydı yoksa yeni mi kuruldu bilmiyorum. Ama eski olsaydı duyardım sanırım.

yapi

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu (http://www.ataturkyuksekkurum.gov.tr/)

Atatürk Araştırma Derneği (http://www.atam.gov.tr/)

Türk Tarih Kurumu (http://www.ttk.gov.tr/)

Türk Dil Kurumu (http://www.tdk.gov.tr/)

Atatürk Kültür Merkezi (http://www.akmb.gov.tr/)

Aylık Akbil

January 5th, 2010

Yeni bir aybaşı ve bir harcama döngüsü. Bu döngünün için ulaşım giderlerini azaltmak için aylık akbil almak akıllıca bir çözüm. Alanlar bilir 110 TL’ye ayda 160 biniş yapabilirsiniz. Bu rakam 2 ay öncesine kadar 200dü.

Zam yapmak yerine biniş sayısı düşürüldü. Bu anlaşılabilir bir durum. Hem halkın en azından bir bölümünü madur etmiyorsunuz hem de sıfır borçla teslim aldınığınız bir belediyeyinin boş kasasına bir miktar finans sağlamış oluyorsunuz. Anlayamadığım nokta ise parası ödenmiş olan binişlerin neden sonraki aya devretmeyip sıfırlandığı.

Bu durumun adalet anlayışına sığmadığını düşünüyorum. Özellikle dinlerinin müslüman olduğunu düşündüğüm kişiler tarafından yönetilen bir belediyenin adil olması gerekir diye düşünüyorum.

İŞ KANUNU Kanun No : 4857

October 21st, 2009

emek harcayan insanlar olarak tabi olduğumuz iş kanununu okumak ve bilgi sahibi olmak size iş hayatında avantaj sağlayabilir.

» Read more: İŞ KANUNU Kanun No : 4857

Beyin Sahipleri

May 6th, 2009

“Büyük dinimiz, çalışmayanın insanlıkla alâkası olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler zamanın yeniliklerine uymayı kâfir olmak sanıyorlar. Asıl küfür, onların bu zannıdır. Bu yanlış yorumu yapanların amacı, İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, beyinledir.”

Mustafa Kemâl ATATÜRK
1923atam

2B Arazileri satılamaz

January 26th, 2009

TEMA logo

Bildiğiniz gibi AKP cumhuriyetimizin ne kadar kazanımı varsa yerle bir etmeyi, varlıklarını yandaşlarına peşkeş çekmeyi geldiği ilk günden bu yana sistematik bir şekilde arttırarak devam etmektedir… Kendilerinde bu güveni nerden buluyorlar bilinmez ama şu noktada Allah korkuları olmadığı kesin…

Bir hata yapılmıştır ve bir arazi orman niteliğini yitirmiş olabilir… Bu hatayı telefi etmenin yolu o araziyi satmaktan mı geçer? O araziye tekrar orman niteliği hadi geçtim, yeşil alan niteliği kazandırılamaz mı? İlla ki birilerine satıp elden çıkarmak mı gerekir?

İçinde azıcık Allah korkusu olan insanlar böyle davranamaz değil mi?

İşte bu konuya dikkat çekmek, kamuoyu oluşturmak için TEMA‘nın bir imza kampanyası var.

Siz de kampanyaya katılarak konuya duyarlılığınızı gösterebilirsiniz.

İmza kampanyasına http://www.tema.org.tr/2B/ adresinden katılabilirsiniz…

Not: söylemeden edemiyeceğim. Konu hassas bir konu ama imza formunda doğum tarihi ve eposta bilgisi gibi kişisel bilgilerin istenmesi ve formun altında kafadan işaretli olarak gelen “TEMA Vakfı Haber Listesine Katılmak İstiyorum” seçeneğinin bulunmasını ahlaki olarak yanlış buluyorum…

Ebleh yerine koymak yasaktır

January 13th, 2009

bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayicisini kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.

copyright © 1999-2012 sourtimes entertainment

Teşekkürler sourtimes

Ülkenin değişen yüzü

November 19th, 2008

Önce haberi okuyun lütfen…

milliyet

Değişen iktidar ile TRT de yeni yerleşen zihniyet bu işte…

Banu Avar ülke ülke gezip belgesel tadında gazetecilik çalışmaları yapıyor… İzlenilen 60 dk bir programı hazırlamak için günlerce ekibiyle birlikte çalışıyor. Program başına 30 bin alıyor.

Hakan ŞÜKÜR ise programdan bi süre önce çıkıp ekranda atıp tutacak, ve program sonunda çıkıp gidecek… “Bu iş için aldığı para 10 bin YTL bile değil… Çok ucuza kapattık” denebiliyor.

Elmalarla Armutları karşılaştırıp bunu halka sunuyorlar ve ne yazık ki bizler de yutuyoruz…

Veda…

August 17th, 2008

Atatürk için söylenenler…

August 17th, 2008

(1922’de Türk ordularının zaferi neticesi Anadolu’daki emelleri gerçekleşmeyen İngiltere’nin Türk düşmanı olarak bilinen Başbakanı Lıoyd George, Parlamento’da kendisine yöneltilen suçlama ve tenkitleri şöyle cevaplandırmıştır):
‘Arkadaşlar, yüzyıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki o büyük dahi çağımızda Türk Milleti’ne nasip oldu. Mustafa Kemâl’in dehasına karşı elden ne gelirdi.
(D. Lloyd George, İngiltere Başbakanı, 1922)

Bir ulusun hayatında bu kadar az sürede bu denli kökten değişiklik pek seyrek gerçekleşir… Bu olağanüstü işleri yapanlar, hiç kuşkusuz kelimenin tam anlamıyla büyük adam niteliğine hak kazanmışlardır. Ve bundan dolayı Türkiye övünebilir.
(Eleftherios Venizelos, Yunanistan Başbakanı, 1933)
Bir insana ölümünden sonra bu derece sevgi ve yas gösterileri yapılması milletler tarihinde az görülen şeylerdendir.’

(ATHİNAİKA, Atina, 12 Kasım 1938)
‘Atatürk’ün Türkiye’de yaptığını hiçbir tarafta, hiçbir kimse yapmadı: Ne Cavour, ne Cromwel, ne de Washington… Atatürk’ün bulduğunu, hiç kimse bulmadı ve Atatürk’ün yaptığını da hiç kimse yapmadı. İlham ettiği kimselere ve kendi prensiplerine göre yarattığı yeni kuşak, O’nun eserine devam edecektir.’
(Tipos Gazetesi)
İngiliz, Fransız ve İtalyanları Anadolu’dan uzaklaştırıp bizi de yenince,, karşımızda sıradan bir adam bulunmadığını ve O’nun gerçek yaratıcı kudretini kavramaktan uzak kalmış olduğumuzu kabul ettik. (1938)
(Yorgi PESMAZOĞLU, Yunan Ekonomi Başkanı)
Çok, pek çok devrimciler görüldü. Fakat hiçbiri Atatürk’ün cesaret ettiği ve muvaffak olduğu şeyi yapmadı.’
(Messager D’Athenes, Yunanistan Gazetesi, 11 Kasım 1938)
Tarih, silinmez harflerle bu devlet adamın ismini hakedecektir. Atatürk bir halk adamıdır. Kırılmaz azmi, keskin zekâsı ve kudreti kendisini yendiği alın yazısının önüne getirmiş, böylece yeni Türkiye’nin yaratıcısı olmuştur.
(Yugoslavya, Politika Gazetesi, 11 Kasım 1938)
Sakarya Savaşı, Sakarya Zaferi, yirmi yaşımın en kuvvetli hatırası olmuştur. O zamanlar, kendi kendime diyordum: Acaba ben de ulusumu böylesine seferber edemezmiyim, onun ruhuna kurtarıcı hamleyi, bu dizgin tanımaz ihtirası aşılayamaz mıyım?
(Habib BURGİBA, Tunus Devlet Başkanı, 1965)
Atatürk, tarihin her devresi için, insanlığın bir mucizesidir.
(Suriye)
Atatürk’ün ölümü yalnız Türk Milleti için değil, onun örneğine çok muhtaç olan bütün Doğu milletleri için en büyük kayıptır.
(ELEYYAM Gazetesi, Şam- 1938)
Vatanını muhakkak bir parçalanmaktan kurtararak gemisini güvenilir bir limana götürdükten sonra milletinden bir taht istemedi. O, kelimenin bütün anlamıyla bir insan, eşsiz bir dahi, kahraman bir asker ve siyaset adamı idi. Hayatını milleti’nin mutluluğuna adadı, bu uğurda genç yaşda hayata gözlerini kapadı.
(Elifba Gazetesi, Şam- 1938)
O’nun ölümü, dünya için de derinliği ölçülmez bir kayıptır.
(Sovyetler)
Adı, Türk Milleti’nin millî kurtuluş savaşında ve Türkiye’nin siyasi alanda yeniden örgütlenmesine gayet sıkı bir surette bağlı olan Kemal Atatürk’ün ölümü gerek Türkiye için, gerekse bütün dostları için derinliği ölçülmez bir kayıptır.
Türk Milleti’nin en samimi dostları arasında bulunan Sovyetler, zamanımızın bu örneksiz devlet adamının öneminden dolayı derin bir acı içindedirler.
(İzvestia Gazetesi, Moskova, 1938)
Atatürk, dünya üzerinde yeni bir devir açmış bir insandır. Ben, O’nun Türk kadınlarına hak vererek ve bir ülkede anayı, yakışır olduğu yüceliğe eriştirerek Batı’ya ders verdiğini nasıl unuturum.
(Uluslararası Kadınlar Birliği Delegesi, Prenses Aleksandrina)
Romanya’da Atatürk’ün ölüm haberi geldiği gün, bütün okullarda dersler tatil edildi.
(Romanya-Rador Ajansı: Bükreş)
Milletimiz, en büyük Türk’ün karşısında kederli bir saygı ile eğilmektedir.
(Romanya)
Atatürk, başı dumanlı doruklarda yüce bir dağ tepesidir. Siz O’na yaklaştıkça o yükselir ve aranızdaki mesafe sonsuza değin aynı kalır. Devirlerinde büyük gözüken, zamanla küçülen benzerlerinden farkı budur ve böyle kalacaktır.
(Arriba Gazetesi, Portekiz, 1938)
Uzun bir yol aşılmış, yüce bir eser ortaya konmuş, bir çok zaferler elde edilmiştir. Bütün bunlar Atatürk’ün eseridir.
(Polanya, Kurjer Warzavski Gazetesi)
O, Türkiye’yi kurmakla bütün dünya uluslarına Müslümanların seslerini duyuracak kudrette olduğunu ispat etti. Kemal Atatürk’ün ölümüyle Müslüman dünyası en büyük kahramanını kaybetmiştir. Atatürk gibi bir önder önlerinde bir ilham kaynağı olarak dikildiği halde Hind Müslümanları bugünkü durumlarına hâlâ razı olacaklar mı?
(Muhammet Ali Cinnah-Kaidiâzam, Pakistan Cumhurbaşkanı, 1954)
Bizim aslımız rengi uçmuş bir kıvılcım iken, O’nun bakışı ile cihanı kaplayan ve aydınlatan bir güneş haline geldik.
(İkbal, Pakistan Millî Şairi)
‘Atatürk’ün yaptıkları insanoğlunun kolay kolay yapabileceği şeylerden değildir. O; büsbütün başka bir insandı.’
(El-Mısri Gazetesi, Mısır, 11 Kasım 1938)
Türkler, Atatürk’ü olağanüstü bir tutkunlukla seviyorlar.
Bursa’ya giderken trende rast geldiğim bir çocuğa İstanbul veya Ankara’dan hangisini sevdiğini sordum. Çocuk Ankara’yı sevdiğini söyledi. Nedenini sorduğumda: ‘Ankara’da Atatürk bulunduğu için..’ cevabını verdi.
(Mısır, El Bela Gazetesi)
Yüzyılımızda, ‘olmayacak hiçbir şey yoktur’ şeklindeki tarihi gerçeği isbatlayan ilk adam olmuştur.
(Eski Ujsag. Macar.)
Budapeşte, 20 (a,a) – Macar ajansı tebliğ ediyor:
Başvekil İmredi, Atatürk’ün cenaze törenini yapılacağı 21 Kasım Pazartesi gününü Macaristan’ın millî yas günü sayarak bütün memlekette resmi binalara siyah bayraklar çekilmesini emretmiştir. Harbiye Nazırı ve Budapeşte Belediye Reisi de, askeri binalar ve belediye binaları için aynı kararı almışlar ve Belediye Reisi ayrıca, halkı da siyah bayrak çekmeye dâvet etmiştir.
(Namzetti Ujsang Gazetesi, Budapeşte-1938)
Dünyanın çok nadir yetiştirdiği dahilerdendir. Dünya tarihinin gidişini değiştirmiştir.
(An Nahar, Beyrut)
Yüzyıldanberi Küçük Asya’nın çıkardığı en büyük lider.
(The Japan Chronicle, Kobe)
‘Hayatının sonuna kadar milleti’nin mutlak güveni ile kurduğu devletin başında muzaffer kumandanının kişiliği, eşi görülmemiş bir karakter örneğidir.’
(Comte Carlo Sforza, İtalya Eski Dışişleri Bakanı)
Üstün iradesi, tükenmez cesareti ve eşsiz seziş ile hasımlarını dize getirdi. Fazilet ve ciddiyeti, üç yılda memleketine yalnız askeri, aynı zamanda tam ve doyurucu bir siyasi zafer kazandırdı.
(F. Perrone Di San Martino, İtalyan Yazarı)
‘Atatürk’ün ölümü ile dünya büyük bir liderini kaybetti.’
(Gazeta Del Popolo Gazetesi, İtalya, 11 Kasım 1938)
(Lozan Üniversitesi salonunda, Lozan Türk Talebe Cemiyeti’nin hazırladığı törende.)
‘Siz Türk gençleri, bugün Büyük Şef’inizi kaybettiğinizden dolayı ne kadar ağlasanız haklısınız. Üniversite, sizin bu büyük yasınıza katılmaktadır. Atatürk’ün bu Büyük Adam’ın hayatını burada az bir vakit içinde bildirmeye imkân yoktur. Bu dâhinin, vatanının tarihinde işgal ettiği parlak sayfaları size hatırlatmak isterim. Türkiye’yi yaratan, tarihimizin bu en Büyük Adam’ın başımı en derin hürmetle eğerek selâmlarım.’
(Profesör MORRF)
‘Atatürk, bir medeniyet kaynağı idi.’
(İsviçre)
Modern Türkiye’nin yaratıcısı Kemal Atatürk’ün eserleri, memleketi için yaptıkları İsveç’te çok iyi bilinmektedir. Atatürk’ün liderliği altında Türkiye’nin kalkınmasını, fevkâlâde ileri hamlelerini hayranlıkla takibettik. Atatürk’ün, hukuk alanında olduğu gibi, diğer alanlarda da getirdiği reformlarla Türkiye, içinde bulunduğu çok zor durumdan kurtarılıp kuvvetli ve güvenilir temeller üzerine yerleştirilmiştir.
(ERLANDER, İsveç Başbakanı)
‘Mustafa Kemal Atatürk, kuşkusuz 20. yüzyılda dünya savaşından önce yetişen en büyük devlet adamlarından biri, hiçbir millete nasip olmayan cesur ve büyük bir inkılâpçı olmuştur.’
(Ben Gurion, İsrail Başbakanı, 1963)
‘Atatürk, askeri dehâ ile devlet adamı filozof dehâsını toplamıştır.’
(İspanya)
İslam dünyasının büyük insan yetiştirme gücünü yitirdiğini öne sürenler, Atatürk’ü hatırlamalı ve utanmalıdırlar.
(Tahran Gazetesi, İran, 1939)
Atatürk’ün ölümü dolayısı ile Kraliyet Sarayı Şehinşâhi ve hükümet bir ay resmî yas ilân etmiştir. Majeste Şehinşah, gömme töreninin sonuna kadar İran’da askerî ve resmî binalar üzerinde ve yabancı ülkelerdeki İran temsilciliklerinde bayrakların yarıya indirilmesini emir buyurmuşlardır. Bu irade-i Şehinşahî bugün bütün gazetelerde ilân edilmiştir.
(Tahran)
Bugün Türkiye, büyük ve yeni bir memlekettir. Ve savaş sonrasının dehşet, sefalet ve bitkinliğinden çıkmış olan bu yeni Türkiye, Atatürk’ün dimağında vücut bulmuştu. O, bu Türkiye’yi kendi elleriyle dünyaya getirdi.
(Dela Mail Gazetesi)
Kadınlar başka hiçbir ülkede bu kadar hızla ilerlememişlerdir. Bir ulusun bu derece değişmesi, tarihte, gerçekten eşi olmayan bir olaydır.
(İngiliz, Daily Telgraph Gazetesi)
Atatürk, yalnız Türk Milleti’nin değil, özgürlüğü uğruna savaşan bütün milletler önderiydi. O’nun direktifleri altında siz bağımsızlığınıza kavuştunuz. Biz de o yoldan yürüyerek özgürlüğümüze kavuştuk.
(Bayan Sucheta KRIPALANI, Hint Parlamento Heyeti Başkanı)
Denilebilir ki onsuz, İslâm alemi yolunu bulabilmek için elli yıl daha bekleyecekti.
(Fransız, Berthe Georges-Gaulis)
Atatürk öldü. Barış kubbesinin Doğu sütunu yıkıldı. Artık evrende barışı kimse garanti edemez. Nitekim Avrupalı devlet adamları; O’nun 1930’da yaptığı uyarı ve tavsiyeleri dinlememiş ve dünyayı 1939 yılında ikinci büyük savaş felâketinin içine sürüklemişlerdir.
(Fransız Gazetesi Sanerwin)
Tarih çok büyükler gördü. İskenderler’i, Napolyon’ları, Washington’ları gördü. Fakat yirminci yüzyılda büyüklük rekorunu Atatürk, bu Türk oğlu Türk kırdı.
(L’Illustration, Fransa)
‘Atatürk, yirminci yüzyılın en büyük mucizesidir.’
(National Tidence Gazetesi, Danimarka, 11 Kasım 1938)
Eğer tarih bir kalbe sahip olsaydı, Mustafa Kemal’i mutlaka kıskanırdı.
(Tchang Yang Yee Pan Gazetesi, Çin, 1958)
‘Atatürk, bütün Asya kıtasının Ata’sıdır.’
(Çin)
‘Biz Çinliler, hepimiz bu yasa katılıyoruz. Zira büyük bir milletin, çok sevilen Büyük Ata’sının ölümü, yalnız Türkiye için değil, aynı zamanda bizim kıtamızda ve bütün dünyada büyük bir boşluk bırakmaktadır.’
(Çin Basını)
‘Hiç bir ülke, Atatürk’ün Türkiye’sinin gördüğü değişiklikleri bu kadar hızlı bir şekilde görmemiştir. Bugünün Türkiye’sinin tarihi Mustafa Kemal’in tarihidir.’
(Dness Gazetesi, Bulgaristan, 11 Kasım 1938)
Türkiye’nin uluslararası ünü, prestij ve otoritesi durmaksızın yükselmiştir.
Milletine bu kadar az zamanda bu ölçüde hizmet edebilen tek devlet adamı Atatürk’tür.
(Libre Belgique Gazetesi)
Bir yenilginin uçurumuna düştüğü halde, ilkin neticesiz sanılan İstiklâl Mücadelesini yapan Türk Milleti, önünde saygıyla eğilmeden bu satırlara son veremez.
Zafer neşesiyle kendinden geçmiş bir diplomasinin kararını ‘hayır’ diyerek yırtmak ve yüzlerine fırlatmak örneğini biz Almanlar, Türklere borçluyuz.
(Alman Askeri Dergisi Vissen Und Vehr)
Benim üzüntüm iki türlüdür; önce böyle büyük bir adamın kaybından dolayı bütün dünya gibi üzgünüm. İkinci üzüntüm ise, bu adamla tanışmak hususundaki şiddetli arzumun gerçekleşmesine artık imkân kalmamış olmasıdır.
(Franklin ROOSEVELT, A.B.D. Başkanı)

AK Parti Kapatılmadı…

July 31st, 2008

Anayasa mahkemesi kararını açıkladığı andan itibaren medyanın büyük bölümü ağız birliği yapmış gibi. Tüm haberlere “AK Parti kapatılmadı…” diye başladı. Halen daha tüm tartışma programlarında alt yer alan bantlarda sürekli “AK Parti kapatılmadı…” yazılarını görebilirsiniz… Her yerde sanki parti ve suçlanan kişiler beraat etmiş gibi bir hava var… Kimse savcının Anayasa mahkemesine açtığı davada mahkum edildiğinden bahsetmiyor…

Evet kimse bahsetmiyor… Ama AK Parti mahkum olmuştur… Yani suçlamalar kabul edilmiş ve mahkeme bir ceza takdir etmiştir…

Medya’da çarpıtılan bir konuda kararın alınmasında etkili olan oylardır… Tek vurgulanan şey Kapatılmama kararırın 6 ya 5 oyla alınmış olmasıdır… Evet parti kapatılmamıştır. Çünkü kapatılsın diyenlerin sayısı 6 da kalmış yeter sayı olan 7yi bulamamıştır. Öte yandan yine ne hikmet medyamız verilen mahkumiyet kararının 10a karşı 1 oyla alındığından yani 11 üyeden 10 tanesinin AK Partinin laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline geldiği konusunda hem fikir olup mahkum edilmesine karar vermiştir.

Ama hala medyamız inatla işlerine gelen 6-5 den bahsetmektedirler…

Nedir bu 6-5, 6 kişi “AK Parti suçludur kapatılsın” demiştir, 4 kişi “AK Parti suçludur ama kapatılmasın hazine yardımından mahrum bırakılsın” demiştir. 1 kişi ise “AK Parti suçsuzdur, odak haline falan gelmemiştir, kapatılmasın” demiştir

Yani, yüksek mahkemenin 10 üyesi “AK PARTİ SUÇLUDUR!” demiştir.

Her ne kadar Anayasa mahkemesi başkanı “Ciddi bir ihtar verdik” dese de AK Parti cephesinden gelen açıklamalar bunun hiç de ciddiye alındığını gösterir nitelikde değildi. Başbakan yaptığı açıklamalarda bir tek “Durmak yok, yola devam!” demedi…

Temennim AK Part silkelenir ve tabana ait %47 oyu yönetim kademelerine demokratik bir anlayışla yansıtabilir ve gittiği yanlış yönden böylece dönebilir…

Her ne kadar mahkeme AK Partiyi kapatmayarak beklenen krizin sorumluluğunu yüklenme görevini AK Partiye iade etmişse de, sabir gördüğü suçla ilgili olarak ismi geçen kişilere de cezalarını vermeli idi… Zaten suçu işleyen parti değil, partiyi yönetenler değil midir? O halde neden bireylere hiç ceza verilmemiştir…

Türk adaleti bun yanlışı tez zamanda düzeltmelidir…